Birincil sosyalleşme, bireyin hayatının erken döneminde, çevresindeki etkileşimler ve deneyimler yoluyla öğrenme ve gelişme sürecidir. Bu makalede, sosyalleşme sürecini ayrıntılı olarak ele alacağız.
Çocuklar İçin Birincil Sosyalleşme Neden Önemlidir?

Çocuklar için birincil sosyalleşme, gelecekteki tüm sosyalleşme süreçlerinin temelini oluşturur. Sosyalleşme süreci, bir çocuğun belirli bir kültüre ait insanlar için ideal olan unsurları öğrenmesiyle gerçekleşir. Bu unsurlar şunlardır:
- Kültürel uygulamalar
- Tutumlar
- Toplumsal normlar
- Değerler
- Eylemler
Genellikle, birincil sosyalleşmeyi en yakın aile üyeleri ve arkadaşlar etkiler.
· Birincil Sosyalleşmeye Bir Örnek
Bir çocuğun, anne babasının yaşlılar hakkında kötü sözler söylediğini duyduğunu varsayalım. Çocuk, bu davranışın toplumda kabul edilebilir olduğunu bilerek büyüyecektir. Sonuç olarak, o da yaşlılar hakkında kötü konuşmaya başlayacaktır.
· Diğer Sosyalleşme Biçimleri

Birincil sosyalleşme sürecinin yanı sıra, aşağıda ele alacağımız gibi dört farklı sosyalleştirici unsur türü daha bulunmaktadır.
İkincil Sosyalleşme
İkincil sosyalleşme, insanların küçük bir grup içinde sergilemeleri gereken uygun davranışları öğrendikleri zaman gerçekleşir. Bu durumda, söz konusu küçük grup daha geniş toplumu temsil eder. Tutum, değer ve bireysel inançlardaki değişiklikler, genellikle kişinin daha geniş toplumla etkileşim halindeyken geçirdiği değişiklikler kadar belirleyici değildir.
· İkincil Sosyalleşmeye Bir Örnek
Bir ortaokul mezunu, küçük çaplı bir kariyer grubu konferansına katıldıktan sonra İşletme alanında bir kariyer seçer.
Gelişimsel Sosyalleşme
Bu sosyalleşme biçimi, bir kişinin sosyal becerilerini geliştirmeye odaklanan bir öğrenme sürecini içerir. Buna bir örnek: içine kapanık bir ortaokul öğrencisi, sözlü iletişim becerilerini geliştirmek amacıyla yeni gelen öğrencilere İngilizce öğretmeye başlar.
· Önceden Hazırlayıcı Sosyalleşme
Öngörülü sosyalleşme, bir bireyin gelecekteki sosyal etkileşimlere hazırlandığı süreçtir. Buna bir örnek: Bir çocuk, ebeveynlerinin günlük işlerini yerine getirmesini izlerken, kendisi de ebeveyn olmayı dört gözle bekler.

Yeniden Topluma Kazandırma
Yeniden sosyalleşme, eski davranış kalıplarından vazgeçip yenilerini benimsemeyi içerir. Böylelikle bireyler, hayatlarının bir yönünden diğerine geçiş yapabilirler. Uzmanlar, yeniden sosyalleşmenin insan yaşam döngüsünün her aşamasında gerçekleştiği görüşündedir.
Kişilik Gelişiminin Bileşenleri Nelerdir?
Psikanalizin kurucusu ve hekim olan Sigmund Freud, bir kişilik gelişimi teorisi ortaya koydu . Bu teoriye göre, toplumsal etkiler ve biyolojik içgüdüler, bir bireyin yetişkinlikte nasıl bir kişiye dönüşeceğini belirler.
Freud’a göre, zihin üç bileşenden oluşur. Bunlar süperego, id ve egodur. Bu üç bileşen, toplumla başarılı bir etkileşim kurmak ve toplumun bir parçası olmak için işbirliği yapmalıdır. Bu bileşenlerden biri baskın hale geldiğinde veya diğerlerini geride bıraktığında, kişi kişisel ve sosyal sorunlar yaşayabilir.
· Kimlik Her Şeyden Önce Gelir
Freud, bu üç bileşenden kimliğin sadece en önemlisi olmakla kalmayıp, aynı zamanda ilk ortaya çıkan unsur olduğunu da belirtir. Bireyin benlik kavramını geliştirmesini ve tamamen kendi zevki için davranmasını tetikleyen şey kimliktir.
Yeni doğmuş bir bebeğin zihni yalnızca kimlikten ibarettir; çünkü onun ihtiyaç duyduğu tek şey fiziksel arzular. Süperego, kişi yetişkinliğe geçerken gelişir. Buna vicdanın gelişimi denir. Bu aşamada kişi, mevcut çeşitli toplumsal normları kavrar ve bunlara uyar.
· Ego, ergenliğin son dönemlerine doğru gelişir
Ego, ergenliğin sonlarına doğru ve yetişkinlik döneminde gelişir. Zihnin, süperego ile id arasındaki çatışmaları çözüme kavuşturan kısmıdır. Ego, bireyin toplumsal kurallara uyan makul kararlar almasını sağlar.
Diğer Uzmanlar Ne Diyor?
Birincil sosyalleşme teorisi, çok yönlü bir kavramdır. Aşağıda göreceğimiz gibi, pek çok uzman bu konuyu ele almıştır.
· Jean Piaget’in Bilişsel Gelişim Üzerine Görüşleri
Jean Piaget, 1936 tarihli bilişsel gelişim teorisinde, bir çocuğun dünyanın zihinsel bir modelini nasıl oluşturduğunu açıklamaktadır. Piaget, zekanın önceden belirlenmiş bir özellik olduğu görüşüne karşı çıkmıştır. Piaget, bilişsel gelişimi, çevreyle etkileşim ve biyolojik olgunluğun bir sonucu olarak ortaya çıkan bir süreç olarak görmüştür.
· Kohlberg’in Ahlaki Gelişim Aşamaları
Lawrence Kohlberg’in ahlaki gelişim aşamaları, Jean Piaget’in geliştirdiği psikolojik yaklaşımın bir uyarlamasını oluşturur. Kohlberg, ahlaki muhakemeyle ilgili üç temel kavram ve düzey belirlemiştir. Bunlar şunlardır:
- Kavramsal öncesi
- Geleneksel ve
- Gelenekselin ötesinde
Her seviyede iki alt aşama bulunur ve oyuncular bu aşamalar arasında yalnızca yukarıdaki sırayla ilerleyebilirler. Her yeni aşama, bir önceki aşamada gösterilen mantığı değiştirir.
Birincil Sosyalleşme, Çocukların Sosyal Varlıklar Haline Gelmelerine Nasıl Yardımcı Olur?
Sosyalleşme, bu süreci evlerinde, aile üyeleriyle çevrili olarak başlatıp okulda sürdüren çocuklar için hayati önem taşır. Çocuklar, gelişip toplumun olgun üyeleri haline geldikçe, sosyal sınıfın beklentilerini kavrarlar.
Sosyalleşme, yeni sosyal ortamlarla karşılaşan yetişkinler için de hayati önem taşır. Birincil ve ikincil sosyalleşme faktörlerinin, sapkın davranışları ve uyuşturucu kullanımını dolaylı olarak etkileyebileceğini anlamak çok önemlidir. Bu faktörler, başka madde kullanımını da teşvik edebilir ve bu durum ruh sağlığı sorunlarına yol açabilir.
Sosyalleşmenin Amaçları Nelerdir?
Jeffrey J. Arnett, sosyalleşmenin üç temel amacını şu şekilde yorumlamıştır.
İlk hedef açısından, sosyalleşme insanların vicdan geliştirmelerine yardımcı olur ve dürtü kontrolünü aşılar. İnsanlar belirli bir toplumda gelişirken bu hedefe ulaşırlar. Çevrelerindeki insanların beklentilerini benimserler ve vicdan geliştirmek ve dürtülerini dizginlemek için bu beklentilere güvenirler.
İkinci sosyalleşme kavramı, insanlara belirli mesleki, sosyal ve toplumsal cinsiyet rollerini nasıl belirleyeceklerini ve yerine getireceklerini öğretir. Ayrıca ebeveynlik ve evlilik gibi kurumların işleyişini de öğretir.
Üçüncü amaç, değer ve anlam konusunda ortak anlayışların geliştirilmesidir. İlk sosyalleşme, çocukların belirli bir kültürde neyin önemli ve değerli olduğunu belirlemelerine yardımcı olur.
Sosyalleşmenin Önemi
Aile dışındaki diğer çocuklarla ve yetişkinlerle kurulan sosyal ilişkiler, çocukluk dönemindeki sosyal gelişimin çeşitli yönlerinin kök salmasının temelini oluşturur. Çocukları erken yaşlardan itibaren dış dünyayla tanıştırmak, onlara özgüven aşılaması açısından hayati önem taşır. Bu yaklaşım, aynı zamanda utangaçlıklarını yenmelerine de yardımcı olur.
Çocukların toplumda başarılı bir şekilde yaşayabilmeleri için, diğer insanlarla sağlıklı ve olumlu bir şekilde etkileşim kurmaları gerekir. Çocukları gözetmek, onları teşvik etmek ve yetişkinlerle ve akranlarıyla etkileşim kurmak için verimli yöntemleri onlara aşılamak son derece önemlidir.
Ebeveynler, bu becerileri zaman içinde öğretim, pekiştirme ve alıştırmalar yoluyla geliştirmelidir. Bir çocuk bakım merkezi, çocukların farklı kültürleri anlamaları için destekleyici ve güvenli bir ortam sağlar.
Çocuklar Neden Erken Yaşta İkinci Bir Dil Öğrenmelidir?

Çocukların erken yaşta ikinci bir dil öğrenmesi gereken nedenlerden biri şudur: Dil öğrenmeyi kolay ve hızlı bir şekilde kavrarlar. Ayrıca, öğrenmek için daha fazla zamanları vardır ve dikkatlerini dağıtan unsurlar çok azdır. Beyinleri de dilleri kolaylıkla öğrenmeye elverişli bir yapıya sahiptir. Çocuğunuzu ikinci bir dil kursuna kaydettirerek, yetişkin olduklarında yeni bir dil öğrenirken zorluk çekmelerini önlersiniz.
Günümüzde küresel ölçekte rekabet etmenin başarılı bir kariyer için hayati önem taşıdığını belirtmek gerekir. Günümüzde pek çok meslekte, en az bir yabancı dil bilmek değerinizi artırır ve sizi her türlü kuruluş için cazip hale getirir. Çocuklarınıza erken yaşlardan itibaren yabancı dil öğretmek, onları başarılı bir geleceğe hazırlar. Çocuğunuzun neden yeni bir dil öğrenmesi gerektiğine dair daha fazla neden öğrenmek için okumaya devam edin.
· Bilişsel Gelişim
Yabancı dil öğrenmek çeşitli bilişsel faydalar sağlar. Uzmanlara göre, iki dilli çocuklar, tek dilli akranlarına kıyasla daha gelişmiş eleştirel düşünme ve problem çözme becerilerine sahiptir. Ayrıca daha iyi bir hafızaya, daha fazla yaratıcılığa, esnek bir zihne ve daha iyi çoklu görev becerilerine sahiptirler. Çocuklara erken yaşta yeni bir dil öğretmek, onlara mükemmel bilişsel faydalar geliştirme şansı sunar. Bu gelişmeler, hem akademik olarak hem de gelecekteki kariyerlerinde başarılı olmalarına yardımcı olur.
· Dil Becerileri
Birçok kişi, yeni bir dil öğrenmenin çocuğun ana dilindeki dilsel gelişimini karıştırdığını veya engellediğini düşünür. Oysa araştırmalar, farklı bir dil öğrenen çocukların, yalnızca tek bir dil konuşan akranlarına kıyasla ana dillerinde daha iyi sonuçlar elde ettiğini göstermektedir. Diğer dillerdeki gramer yapılarını incelemek, çocukların ana dillerindeki gramer bilgilerini geliştirmesine yardımcı olur.
· Empati Becerisinin Geliştirilmesi
Yabancı dil öğrenmek, çocukları yeni dilbilgisi yapıları ve kelime dağarcığıyla tanıştırır. Ayrıca farklı kültürleri anlamalarına da yardımcı olabilir. Araştırmalar, iki dilli çocukların, anlamını kavramak için kişinin kendi bakış açısını gerektiren testlerde daha başarılı olduklarını göstermektedir.
Çocukların farklı bir dil öğrenirken edindikleri kültürel bilgi ve empati, hayatlarının çeşitli alanlarında onlara yardımcı olur. Bunlar, işyerindeki çalışma arkadaşlarını anlamaktan okulda oyun oynamaya kadar uzanır.
İkincil Sosyalleşme, Çocukluktan Yetişkinliğe Kadar Gerçekleşir
Sosyalleşme sürecinde, Amerika Birleşik Devletleri’nde aile üyeleri, akran grupları, kitle iletişim araçları ve eğitim kurumları birey üzerinde etki eder. Öte yandan, ikincil sosyalleşme, kişinin çocukluktan yetişkinliğe kadar uzanan ve yeni gruplarla karşılaştığı süreçte gerçekleşir. Bu durumda, bireyin topluma başarılı bir şekilde entegre olabilmesi için yeni roller üstlenmesi gerekir.
Ancak bu süreç, birincil sosyalleşmede yer alan değişikliklere kıyasla daha küçük çaplı değişiklikleri içerir. Ayrıca, bu süreç ergenler ve yetişkinlerle ilgilidir. İkincil sosyalleşmede kişi, daha geniş toplumlara ya da daha küçük gruplara dahil olmaya başlar. Bu nedenle, uygun şekilde davranabilecek durumda olmalıdır.
Birincil Sosyalleşme, Yaşam Boyu Süren Bir Süreçtir
Birincil sosyalleşme, bir kişinin kişiliğini ve temel kimliğini geliştirdiği bebeklik, çocukluk ve ergenliğin ilk yılları boyunca gerçekleşir. Bu sürecin tamamı boyunca birey, sosyal deneyimler yoluyla özfarkındalığını ve öz imajını şekillendirir. Birincil sosyalleşme hakkında daha kapsamlı bilgiler edinmek için hemen bize katılın.